Şiirler soluyor kalemimde..
Gitmişsin, sessiz kalmışım..
Dünyaları küstürmüşsün..
Bir yitik müzikle kalmışsın kulağımda..
Canımız yanmış, yangınsız kavuşmalarda..
Biz, 'biz'i bizsizlikle sevmişiz,
olabildiğince kimsesiz bi şehirde..

Kıymetini bilmemişiz mevsimlerin..
Ayrılığa fonumuz bile seçilmişti..
gelmeyi bilmedik, gitmeyi bildiğimiz kadar..

şimdi deniz ötesi bi bankta,
bir yudum çayla,
vuslatın gemisini beklerken elalığım,
sen kim bilir hangi gözlerde ısınıyormuş gibi yapıyorsun?
Bir sabînin müjdesini ararken ömrüme,
yüreğimdeki yerinle, ses tellerimi çürütüyorsun..
Günahıma sebep bi telaş,
şehir bakmıyor yüzüme..

Sen gitmişken,
Be sadece 'biz' ihtimaline sığınışlarımı özlüyorum..
Bildiklerimizi, bilmezlikten gelişlerimizi..
Sevdiğimiz kadar, sevmediklerimizi..
Kağıtlardan, karanlıklara taşışlarımızı..
Susuzluğu..
Hayalleri..

Ölüme ayarlanmış bir saatin, alarmı bu işittiğim..
Farkına varamıyorum;
öldüren misin, ölen mi?
Ölürsen bitecek şiirler..
Ki seni sevmekle başlar her şiir..
Seni sevmekle bitse keşke,
ömrümün nankör kimsesizliği..
Hiç birşey yetmiyor sensizliği seçişime..
Hani her seçiş bir vazgeçişti..
Seni sevmeyi sçerken, senden vazgeçtim..
İşte "biz"dik..
Biz ihtimalleri sevdik, birbirimizden çok..
Söyleyememeyi..
Biliyorduk; aşk dile geldimi,
büyüsü bozulacaktı..
Bozmadık..
Kusursuz bi aşkın kavuşamayanlarını oynadık..
Aşkı sevdik, aşktan çok..
Sonsuzluğa saklayıp birbirimizdeki bizleri,
dağıldık..
Sen bir yerdesin şimdi..
Bense şehre seyirlik bi bankta,
ince belli bardaktaki çayın huzurunda..
'Biz'i de ayırdık..
Biri sana, biri bana..

TUGBA GUVERCIN
Şubat/2009