Ayça Varlıerle Sohbet, Ayça Elif Varlıer Biyografi, Ayça Varlıer Resimleri, Alışık “En Başarılı Müzikal Komedi Kadın Oyuncu” ödülünü aldınız. Büyük bir onur olmalı. Böyle bir ödül tor şeyden önce hayatıma müthiş bir motivasyon kaynağı sağladı. Bundan sonraki her projemde seçicilik konusuna hep özen gösterdim, artık her proje “Leyla’nın Evi kadar başarılı olmak zorundaymış gibi hissediyorum. Benim için bir çıta oldu, hayatıma çok büyük bir sorumluluğu da beraberinde getirdi, aynı zamanda da çok büyük bir güç sağladı.
Ayça Varlıer'le Sohbet

Genç yaşta Amerika Rusya'da müzikal tiyatro ve oyunculuk eğitimi aldım. O dönemde bu karar bilinçliydi?
Bilinçli ve çok isteyerek bir karardı. Sanatçı bir ailenin çocuğu olarak sırf bu ektimi alnuk için 16 yaşında Amerika’ya gittim. Ailem bendeki yetenek her anlamda destekledi ve lise eğitimimi orada tamamladım. daha sonra konservatuar sınavlarına girip müzikal tiyatro alanında karar verdim. 10 yıl Amerika’da kaldım.


Dans, bale millik benim bayatımın bir parçası olmuştu. Sanırım bu konuda çok şanslı buyüdum. Oyunculuk yaptığım, dans da ettiğim için hepsini barındıracak bir sanat dalı müzikal tiyatro idi; hayallerini kurduğum senaryo yaşamımda gerçek olmuştu.

Ayça Varlıer'le Sohbet


Türkiye’ye dönme ve burada çalışma fikri nasıl doğdu?


2001 yılında it Eylül olayları olduğu dönemde ben Harvard Üniversitesinde bir master programına dahil olmuştum ve son M senemdi. Maalesef çalışma vizemi alamadım. İki üniversite bitirdiğim halde, kritik bir dönem içinde hakkımı alamayınca illegal bir şekilde yaşamıma devam etmemek için dava açıp Türkiye’ye geri döndüm. Davayı maalesef kaybettim. Amerika’da onca yıl çalışıp, en iyi okulda burs kazanarak okuyup başarılı bir hayat sürdükten sonra kalmak için verdiğim bir mücadeleydi bu. Davayı kazanamayınca tek şansım evlilikti, bunu da o dönem istemediğim için Türkiye’ye dönüş yaptım. Hayatımda hep beyaz bir sayfa olsun istemiştim. Bu dönüş temiz bir başlangıç oldu benim için.

Ayça Varlıer'le Sohbet


Uzun soluklu bir TV dizisi olan “Gümüş” buradaki ilk işiniz miydi? Nasıl dahil oldunuz kadroya?


İlk işim “Karım ve Annem” dizisiydi, Beyazıt Öztürk'le çalıştık, 13 bölüm sürmüştü. İlk deneyimim burada başlamıştı, daha sonra Abdullah Oğuz’un ajansına dahil oldum. Arkadaşlarımla Beyoğlunda bir kabare programı yapıyorduk, benim enerjimi yüksek bulan birisi, Gümüş’te oynar mısın teklifiyle gelmişti. Gümüş 100 bölümden oluşan çok yoğun, keyifli geçen ve uzun soluklu bir işti.




Ayça Varlıer'le Sohbet