Genellikle yüzdeki damarlara tesir eden soğuk hava birçok insanın yüz felci geçirmesine sebep oluyor. Ayrıca, serinlemek ya da hava almak için araçlarının camlarını açan sürücüler de aniden yüz felçi geçirebiliyor. Yüz felcinin ilacı olan ve nadir bulunan dağ sakızı ise bu hastalığın ilacı olarak biliniyor. Anadolu'nun yüksek yerlerinde, dağların sarp kayalık bölgelerinde kendiliğinden yetişen dikenli bir bitki olan dağ sakızı nadir bulunmasına rağmen birçok bitkisel ürün satan mağazada bulunuyor.

Yüz felci geçiren insanların yüz kısmında bulunan damarlar soğuk havaya maruz kalıyor ve kişi çenesini oyanatamaz hale geliyor. Bu durumdan kurtulmak için de yüzdeki damarları yeniden etkili hale getirmek gerekiyor. Bunun en iyi yöntemlerinden biri dağ sakızı çiğnemek. Sert özelliği ile bilinen dağ sakızı bitkisinin toprak altında kalan kısmı bıçakla kesildikten sonra üzeri temiz bir taşla kapatılıyor. Bitkiden akan beyaz renkli sütü donduktan sonra da, bol su ile yıkanıyor ve elde edilen bu sakız donan kabuğun içinden çıkarılıyor.

Dağ sakızının en önemli hususiyetinin ise diğer sakızlardan farklı olarak içinde herhangi bir katkı maddesinin olmaması. Dağ sakızı çiğnendiği zaman yüzdeki damarlar yeniden canlanmaya başlıyor ve yüz felci en erken 2 hafta, en geç 2 ay içinde tedavi edilebiliyor. Dağ sakızı sadece yüz felci için değil çürük diş tedavisinde, patlayan kulak zarının düzelmesinde, safra kesesinden taş düşürme, kalp damarlarının gevşemesi, diş etlerini kuvvetlendirme, orta kulak iltihaplanması, mide ağrısı ve şişkinliği, çene gevşemesi için de şifa kaynağı olarak biliniyor.

Kekik tadını andıran dağ sakızının ilk çiğnemeye başlanıldığında tadı hafif acı oluyor. Ancak çiğnemeye devam edildikçe bu acılık kayboluyor. Dağ sakızı, Anadolu'nun birçok şehrinde yayla gülü sakızı, çengel, kengel gibi isimlerle de biliniyor.