Kan Dolaşımı nasıl olur? Kan Dolaşımı Hakkında Bilgiler, Kan Dolaşımı Hakkında Merak Edilenler

Hayati sıvı olan kan, aldığımız besinleri ilgili hücrelere taşır ve aynı zamanda atık maddeleri de alarak sürekli bir dolaşım halindedir.Bu dolaşımı sağlayanların başında kalp ve kan damarları yer alır.Vücudumuzda meydana gelen bu muazzam olay nasıl meydana geliyor? Hep birlikte öğrenelim

Kan Dolaşımı Hakkında Bilinmeyenler

Kanın pompalanması; Kalp bir pompadır ve sadece bir yumruk büyüklüğünde olmasına rağmen, kayda değer bir kuvveti ve dayanıklılığı vardır. Kalp, dört odacıktan oluşan bir kastır. Vücut venlerinden (toplardamarlanndan) geri dönen oksijeni tükenmiş kan, sağ üstteki odacığa (sağ atrium (kulakçık)) girer ve alttaki odacığa (sağ ventrikül (karıncık)) damlar; buradan da pulmoner arterler (akciğer atardamarlan) vasıtasıyla akciğerlere pompalanır.


Kan akciğerlerden geçerken oksijen alır ve karbondioksit bırakır. Kan daha sonra pulmoner venlerden (toplardamarlardan) akciğerlere geri döner; kalbin sol üst tarafındaki odacığa (sol atrium (kulakçık)) girer; alttaki odacığa (sol ventrikül (kanncık) damlar; buradan da vücuttaki en büyük arter (atardamar) olan aort aracığıyla tüm vücuda pompalanır.




Ventriküller (karıncıklar) ortalama vücudunuza dakikada 5 quart (yaklaşık 5 litre) kan pompalar. Kan, tüm dokulara ulaşmak için 60,000 millik kan damarlarını dolaşır. Uyuyor da olsanız, uyanık da olsanız kalbiniz her zaman atar ve 80 yaşınıza geldiğinizde yaklaşık olarak 2 ila 3 milyar kez atmış olacaktır.


Kalp ritmi Kalbin pompalama ritmi, kalp kasında bulunan ve sinoatriyal düğüm (SA) olarak adlandırılan küçük bir grup uyarı doğuran (pacemaker) hücre tarafından başlatılır.
SA düğümü, sağ artriumda (kulakçıkta) bulunur. Kendi kendine (otomatik olarak) atar fakat beyinden de emirler alır. Beyin sürekli olarak fiziksel güç harcama seviyesini, kandaki oksijen miktarını ve arterlerdeki (atardamarlardaki) baskıyı gözlemler. Beyin, kalp hızının arttırılması ya da düşürülmesi gerektiğini hissederse, sinirlerden SA düğümüne ulaşan bir sinyal gönderebilir.
Örneğin; dinlenir bir pozisyondayken çok ani bir şekilde ayağa kalkarsanız, kan basıncınız (tansiyonunuz) hızla düşebilir ve bu da başınızın dönmesine neden olur. Kan başmandaki (tansiyondaki) bu düşüş, arterlerdeki (atardamarlardaki) sinir uçları tarafından algılanır. Bu sinir uçlan, bu bilgiyi beyne iletirler. Sonra beyin, sinirler aracılığıyla SA düğümüne bir mesaj gönderir ve SA düğümü, kalbe hızlanmasını söyler.
Kalbin atmasını sağlamak için SA düğümü önce altlarındaki ventriküllere (karıncıklara) kanı pompalayan iki atrianın büzülmesini sağlayan bir elektrik sinyali gönderir. Sonra bu sinyal, atriyoventriküler (AV) düğüm olarak adlandırılan ikinci bir grup özel hücreye ulaşır.Buradan, özel lif demetleri (demet dallan olarak adlandırılır) sinyali sol ve sağ ventriküllere (karıncıklara) taşır ve ventriküllere kasılıp kanı kalpten dışarı pompalamasını söyler.


Çok çeşitli anormallikler kalp ritmini etkileyebilir. Bu anormalliklerin bazıları çok ciddi olabilir; diğerleri ise zararsızdır ve tedaviye ihtiyaç duyulmaz.
Kalp kapaklan Kalpte, kam kalpten doğru bir şekilde akması için yönlendiren dört önemli kapak vardır. Mitral kapak, sol atrium (kanncık) ve sol ventrikül (kulakçık) arasında; triküspit kapak da sağ ventrikül (kulakçık) ve sağ atrium (kanncık) arasında yer alır.
Bu kapaklar, atria ve ventriküller (kulakçıklar) arasında kapı görevi görürler kanın atriadan ventriküllere (kulakçıklara) pompalanmasına izin vermek için açılırlar ve ventriküller kanı pompaladığında kanın atriuma geri akmasına engel olmak için de kapanırlar.


Aort kapağı, sol ventrikül ile aort arasında; pulmonerik kapak da, sağ ventrikül (karıncık) ile pulmoner arter arasında bulunur. Bu kapaklar, kanın kalpten dışarı pompalanmasına müsaade ederler ve kanın kalbe geri akmasını önlerler. Bu kapaklar hasar gördüğünde, kalp normal fonksiyonunu yerine getiremeyebilir.
Kalbin örtüsü Kalp, perikar-dium olarak adlandırılan ince bir kılıfla kaplıdır. Perikardiyal kese, kalbi sarar ve korur. İltihaplandığında, kalbin pompalama hareketini engelleyerek göğüs ağnsına sebep olur.